27 Haziran 2010 Pazar



Karayolları Genel Müdürlüğü'nün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek, yasalaştı. Yasayla, bölünmüş (duble) yollardaki hız sınırı 90 kilometreden 110 kilometreye çıkarılıyor.

Yasayla, bölünmüş (duble) yollardaki hız sınırı 90 kilometreden 110 kilometreye çıkarılıyor. Hız sınırı, çift yönlü karayollarında 90 kilometre, otoyollarda ise 120 kilometre olarak uygulanmaya devam edecek.
Sürücülere ait bilgiler ile araçlarda meydana gelebilecek teknik veya hukuki değişiklikler; haciz, rehin, ihtiyati tedbir, belge iptali gibi kısıtlayıcı şerhlerin işlenilmesi ve kaldırılması işlemleri elektronik sistemle yapılabilecek.
Sürücü belgesi ve tescil işlemlerine ilişkin bilgiler, Emniyet Genel Müdürlüğünce ilgili kamu kurum ve kuruluşlarından elektronik sistemle temin edilebilecek.
Yasayla yolcu ve yük taşımacılığı ile ilgili cezalar da yeniden düzenlendi.
Buna göre, taşıma sınırı üzerinde yolcu alanlara taşıdığı fazla yolcu başına 60 TL ceza verilecek. Araçlardaki yükleme ve taşıma gibi konularda trafik güvenliğini tehlikeye düşürenlere de 125-1000 TL arasında değişen ceza öngörülüyor.

23 Haziran 2010 Çarşamba

Tosya'da kontrolden çıkarak devrilen otomobilin sürücüsü, hurda haline gelen aracın, yapımı devam eden köprünün ayağına asılı kalması  sonucu  kurtuldu.
Edinilen bilgiye göre, Duran Ateş (34) yönetimindeki 55 BM 977 plakalı otomobil, E-80 kara yolunun Çaykapı mevkisinde kontrolden çıkarak devrildi.
Bölünmüş yol yapımının sürdüğü yerde meydana gelen kazada otomobil, yol kenarındaki beton bölüme çarparak inşaat halindeki köprünün ayağına asılı halde kaldı.

Kaza sonrası olay yerine gelen itfaiye ve ilk yardım ekipleri, asılı haldeki araçta bulunan sürücü Ateş'e güçlükle ulaştı. Araç içinde sıkışan Ateş, ilk yardım ekiplerinin çalışmalarıyla sıkıştığı bölümden çıkarılarak Tosya Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı.

Vücudunda ciddi kırıklar olduğu belirlenen Duran Ateş, ilk müdahalenin ardından Kastamonu'ya sevk edildi.
 Kazayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

12 Haziran 2010 Cumartesi



1 Haziran tarihinden itibaren başlayan uygulamayı sürücülere anlatan trafik ekipleri, araçta seyahat eden çocuk sayısı kadar koltuk olması gerektiğini, ayrıca sürücülerin çocuk koltuğu sigortasını da yaptırmaları gerektiğini belirtti. Uygulamaya aykırı hareket edenlere 62 lira para cezası ve 15 ceza puanı verileceği hatırlatıldı.


Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150. maddesinde yapılan değişiklikle, boyu 135 santimetreden, kilosu 36 kilogramdan az çocukların, çocuk oto güvenlik koltuğunda yolculuk yapmaları mecburi hale getirildi.

15 Mayıs 2010 Cumartesi

19 Ocak 2010 Salı



Roman Mistiuk tarafından Peugeot için tasarlanan Metromorph adlı bu araç tamamen elektrikle çalışıyor ve başka hiçbir arabanın yapamadığını yapıyor: Duvarlara, örümcek misali tırmanıyor.

Balkon olarak ve bir binanın dış asansörü olarak kullanılabilecek. Gökdelenlere yapılacak ufak değişikliklerle araçtan doğruca istenilen kata çıkıp, dışarıdan binaya giriş sağlanabilecek.


Peugeot, Metromorph adında, dikey yolların binalara entegre edildiği şehirler için tasarlanan modern çizgilere sahip elektrikli bir konsept otomobil tanıttı. Tasarımcı Roman Mistiuk, bu araç sayesinde park sorunu biterken binalarda balkona gerek bile kalmayabilir diyor.


Konsept iki kişilik, çok akışkan çizgilere sahip bir şehiriçi otomobili. Aracın yan yüzeylerini kaplayan kapılar, çok farklı bir şekilde açılmakta.Aracın şeklinden dolayı koltuklar yolculuk boyunca arabanın pozisyonuna göre yer değiştiriyor.Aracın arka tekerleklerine yerleştirilen iki elektrikli motor sayesinde sürücüye seyehat boyunca motorun olup olmadığını hissetrmiyor.


12 Ocak 2010 Salı


EHLİYET = EĞİTİM = 2011

İlkokul mezunları 1996 yılından bu yana sürücü ehliyeti alamama korkusu yaşıyor. Geçen yıllarda 3 kez ertelenen değişiklik 2011'in Temmuz ayında uygulamaya geçiyor.

Yeni bir erteleme söz konusu olmazsa önümüzdeki yıldan itibaren eski sisteme göre ilkokulu 5 yıl okuyanlar artık ehliyet sahibi olamayacak. Uygulamaya karşı çıkan Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, düzenlemenin amacının sürücü adaylarına en az ortaokul ya da sekiz yıllık temel eğitimi bitirtmek olduğunu söylüyor.
 Sürücü kurslarının önümüzdeki günlerde bu düzenlemeyi yeniden gündeme taşıyarak kursiyer sayılarını artırmaya çalışacakları tahmin ediliyor.Sürücü adaylarının eğitim kalitelerini artırma amacıyla başlayan ehliyet almada ilköğretim (ilkokul+ortaokul) mezunu olma şartı 14 yıldır tartışılıyor. İlkokul mezunları sürücü belgesi başvurusunda ilk problemi 1996 yılında yapılan yasa değişikliğiyle yaşadı. Bu uygulama daha sonra 2000 yılına kadar ertelendi. Yaşanan itirazlar üzerine 31 Aralık 2004'e kadar ortaokul ya da sekiz yıllık temel eğitimi (ilköğretim) bitirme şartı aranmayacağı bakanlık tarafından sürücü kurslarına bildirildi. 2004'e gelindiğinde uygulama hayata geçti ve birçok vatandaş komşu ülkelerden yüksek fiyatlarla ehliyet aldı. Mağduriyetlerin artması Milli Eğitim Bakanlığı'nı harekete geçirdi ve 5 Temmuz 2006'da 'ilkokul mezunu olmak yeterlidir' şartıyla uygulama 5 yıllığına yeniden ertelendi. Yaklaşık 1,5 yıl ehliyet alamayan ilkokul mezunları, bu ertelemeden sonra sürücü kurslarına akın etti. Bakanlığın verdiği 5 yıllık süre 30 Haziran 2011'de sona erecek. İlkokul mezunları ve ilkokul mezunu olarak daha önce ehliyet alan ancak ehliyetini yükseltmek isteyenler değişikliğin mağduru olacak.Önümüzdeki günlerde ilkokul mezunlarının sürücü kurslarına başvurularının artabileceğini söyleyen Sürücü Kursları Konfederasyonu Başkanı Dursun Önal, bu durumdan rahatsız olduklarını dile getirdi.
GEÇEN YIL 1 MİLYON KİŞİ EHLİYET ALDI
Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları Birliği Derneği Genel Başkanı Vedat Şahin, Türkiye'de 1990-2008 yılları arasında her yıl ortalama 716 bin kişinin sürücü belgesi aldığını söyledi. Şahin, 2007 yılında yaklaşık 837 bin, 2008 yılında ise 954 bin 832 kişiye sürücü belgesi verildiğini ifade ederek, bu sayının 2009 yılında 1 milyonu aşmış olabileceğini söyledi.

Haber: Mynet haber

16 Aralık 2009 Çarşamba


KIRMIZI IŞIKTA GEÇEN SÜRÜCÜ YANACAK!!!

Trafik Yasası’nda da köklü değişiklikler içeren ve bazı kuruluşlara görüş almak üzere gönderilen taslakta, kırmızı ışıkta bir yıl içinde beş kez geçtiği saptananların sürücü belgesine bir yıl süreyle el konulması öngörüldü.
Buna göre 2010 yılında yapılan hatalarda ödememiz gereken tutarlar...




Kırmızı ışıkta geçmek: 130 lira

Hız sınırını yüzde 30 oranında aşmak: 270 lira


Alkollü araç kullanırken ilk kez yakalanmak: 548 lira


İkinci kez alkollü araç kullanırken yakalanmak: 687 lira


Fazla yolcu almak: 63 lira


Park yasağına uymamak: 62 lira

Emniyet kemeri takmamak: 62 lira


Araç kullanırken telefonla konuşmak: 62 lira

Hatalı sollama: 128 lira

22 Kasım 2009 Pazar



  • Far ve stop lambalarınızı iyice temizleyiniz.
  • Kısa hüzmeli farlarınızı ve ön sis farlarınızı yakınız. Siste araç kullanırken yapılan yanlışlardan biri, uzun huzmeli farların yakılmasıdır. Uzun huzmeli farlar yakıldığında öndeki sisli bölge bir ışık duvarı halinde gelecek ve görüşü engelleyecektir.
  • Ön sis farlarınızın yanısıra kısa hüzmeli farlarınızı yakmayı unutmayınız. Sisli havalarda sürücülerin yaptığı diğer bir yanlış ise tüm farların kapatılıp sadece ön sis lambalarının yakılmasıdır. Bu durum karşıdan gelen sürücülerin aracın boyutlarını tam olarak görmesini engelleyecek ve kazalara neden olabilecektir. 
  • Yol çizgilerini değil, yol kenarında bulunan işaretleri takip ediniz. Silinmiş yol çizgileri sizi yanıltıp tehlikelere yol açabilir. 
  • Sisli havalarda herhangi bir problemden ötürü yol kenarında durmak gerekirse, mutlaka dörtlü flâşörler yakılmalı ve mutlaka arkadan gelen sürücülerin fark edilmesi için araçtan 100 metre geriye reflektör yerleştirilmelidir.
  • Hareket halindeyken dörtlü flaşörlerinizi yakmayınız. Siste taşıt kullanırken sürücülerin yaptığı başka bir hata da, dörtlü flâşörlerin görülmek için yakılmasıdır. Dörtlü flâşörler, sadece bir tehlike durumunda ve taşıt durduğunda yakılmalıdır. 
  •  Takip mesafenizi artırınız. Siste taşıt kullanırken takip mesafesine de dikkat etmek gerekir. Çünkü sis, su buharından oluştuğu için yolu ıslatacaktır. Bu yüzden fren mesafesi kuru zemindekine göre daha uzun olacaktır. Normal zeminde 100 km/s süratle giden bir araç fren yaptığında 44-50 metrede dururken, siste bu mesafe 100 metreye kadar çıkabilir. Sisli havalarda öndeki araçla normalden daha fazla mesafe bırakılmalıdır. Örneğin 60 km/sn süratle giden bir taşıtın öndeki araçlarla arasında hızı kadar, yani 60 metre mesafe bırakması gerekir. 
  • Sis, özellikle şehir içi yollarda yayaların görülmesini de engelleyecektir. Bu yüzden sisli havalarda özellikle şehir içi yollarda yavaş gidilmeli, kavşaklarda mutlaka durulmalı ve kimsenin gelmediğinden emin olduktan sonra hareket edilmelidir. Sisli havalarda yayaların da üzerlerine, uzaktan rahatlıkla görülebilecek fosforlu giysiler giymelerinde fayda vardır.  
  • Hava ne kadar soğuk olursa olsun, aracın camını açınız. Böylelikle diğer taşıtların sesli uyarılarını kolaylıkla duyabilirsiniz. Ayrıca iç camlarda buğu engellenecektir 
  • Siste taşıt kullanırken kesinlikle sollama yapmayınız. Çünkü sisli havalarda görüş mesafesi ve buna bağlı olarak sürat düşeceğinden, karşıdaki taşıtla burun buruna gelme olasılığı artacaktır. Ancak yine de sollama yapmak gerekiyorsa, mutlaka ışık ve klaksonla gerekli uyarı yapılmalıdır.

2 Kasım 2009 Pazartesi

YAĞMURLU HAVADA ARAÇ KULLANIMI


Türkiye yağış kuşağında olan bir ülke. Yılın yarısını yağışlı geçiren bir ülkede yağmurlu havalarda sürücülerin çok dikkat etmesi gereken hayati noktalar var. Peki bunlar neler?

-Sollama esnasında aracın silecekleri en yüksek hızında çalıştırılmalıdır.

-Kısa farlar devamlı açık tutulmalıdır.

-Yoğun yağışlı ve çamurlu yollarda ön, arka farlar, stoplar, sinyaller ve fren lambaları belli aralıklarla silinmelidir.

-Su birikintilerine girildikten sonra ıslanan fren balatalarını kurutmak için kısa bir süre frene hafifçe basılmalıdır.

-Araca binmeden önce ıslanan ayakkabıların acil bir durumda fren pedalından kaymasını engellemek için bir bezle taban kısmı silinmelidir.

-Yağmurlu havalarda gaza gereğinden fazla basmak, sert bir şekilde frene basmak, ani bir şekilde direksiyonu çevirmek ve debriyajdan ayağın hızlıca çekilmesi kayma hareketini daha kolay başlatacağından bu hareketlerden özellikle kaçınılmalıdır.

-Yağmurun ilk yağdığı an yol yüzeyinde birikmiş olan toz ve yağlar yolu daha da kayganlaştıracağı için bu dakikalarda hız yavaşlatılmalı ve ani hareketlerden kaçınılmalıdır.

-Sağanak yağmur esnasında oluşan su birikintilerine girerken aquaplaning (su yastığı üstünde kayma) olayı oluşur. Bu durumlarda direksiyon sıkıca tutulmalı ve hız kesmek için ayak gazdan çekilmeli, frene çok yavaş basılmalı (eğer ABS varsa sonuna kadar basılmalıdır) ve ani haraketlerden kaçınılmalıdır.

-Özellikle lastiklerinizin dış derinliği 3 mm'den az ise öndeki aracın lastik izleri takip edilerek kayma riski azaltılabilir.

Bu önlemler sizin alabileceğiniz türden. Yağışlı havalarda bir sürprizle karşılaşmamak için her zaman otomobilinizin bakımını yaptırmayı unutmayın.

İyi sürüşler

17 Ekim 2009 Cumartesi

AUDİ lerin bu dört halkasına bayılıyorum.
AUDİ olsun .....? kuruş cuk fazla olsun ya....


Nefesleri kesen yarış teknolojisi özgün Audi tasarımıyla buluştu.
Xenon farlar
LED gündüz farları ve LED arka lamba desteği ile Bi-Xenon farlar gece veya görüşün azaldığı zaman sürücüye destek sağlar ve R8’e özel bir görünüm katar.

R8 nefesinizi kesmek için yapıldı. Audi’nin öncü tasarımcıları gerçek bir şaheser ortaya çıkarmak için yarış teknolojisinin geleceğe dönük yapımın ve lüks inceliğin sınırlarını zorladılar. R8’in özellikleri arasında ortaya yerleştirilmiş, yüksek devirli bir V8 benzinli motor, Audi uzay kafesi (ASF) yapım şekli, önde ve arkada çift üçgen kollu süspansiyon ve quattro dört tekerden çekiş sisteminin stabilitesi var.

Audi R8 gibi son derece sportif otomobiller canlılığın sakinlik ile dengelemesine ihtiyaç duyar. Üstün güvenlik sunan standart özellikleri sayesinde bunu fazlasıyla başarır: Geniş ölçüler, havalandırılmış frenler; ESP 8.0 elektronik stabilite programı; enerjiyi emen bölgeler tarafından ve çeşitli elektronik destek sistemleri ile kuşatılmış sağlam yolcu hücresi.

Dış görünümünün altında yerleşim ve görünüm olarak yarış otomobili esintisi taşıyan şaşırtıcı derecede geniş iki koltuklu iç mekân ve zarif Nappa derisinden döşeme ve aksesuarlar Audi lüksünün tipik bir kanıtıdır.
TEK KELİMEYLE SÜPER...